müzik sözlük | interaktif müzik kütüphanesi
seslerin birbiri arkasına sıra halinde tonalite kurallarına göre dizilmesine dizi veya gam denir. tetrakord sistemine göre oluşurlar.
Çok sesli bir müzik eseri birden fazla ses ve çalgı için yazılacaksa, bu eser yazılırken her ses ya da çalgının müzik icrasındaki bütünlüğü için birden fazla alt alta dizekler gerekir. iki dizeğe yazılan notalar akolat işaretiyle birbilerine bağlanırlar.

görsel
Çaykovski ölümünden sonra bedenin Kadavra olarak kullanılmasına ve kafasınında hamlet oyununda sergilenmesini vasiyetinde bildirmiştir.

(bkz:caykovski)
dizeğin altına ve üstüne konan ilave (ek) çizgiler portenin genişliğini artırır. bu nedenle kullandığımız portenin altına ve üstüne paralel, eşit aralıklarla küçük çizgiler ilave edilir. işte bu çizgilere ilave çizgiler denir. portenin üstündeki ilave çizgileri aşağıdan yukarıya portenin altındaki ilave çizgileri de yukarıdan aşağıya doğru sayılırlar.

(bkz:porte)

görsel
bir çokların için efsane, bir çokları için ise müzik yoldaşı anlamına gelen chick corea, 9 şubat 2021'de hayattan göçüp gitti. müzisyenler için çok önemli bir kişilikti. en önemli yapıtlarından olan spain, bir çok müzisyenin etüt ettiği bir eserdi. sadece bir eseri değil. bir çok eseri etüt niteliğindeydi.

ışıklar için uyu büyük üstat. press f to pay respects!

f
1968 yılında; David Bowie henüz ününe ulaşmamışken, yabancı şarkılara ingilizce söz yazan bir şirkette çalışıyordu. Aynı yıl, yaklaşık 1 yıl önce Fransa'da büyük ses getiren "Comme d'habitude" adlı parçaya ingilizce söz yazma yarışması açıldı. Bowie, duyduğu anda dibinin düştüğü bu şarkıya "even a fool learns to love" adlı güfteyi yazıp yarışmaya katıldı. Fakat yaklaşık 10 yıldır sektörde olan ve "put your head on my shoulder" şarkısıyla büyük üne erişen Paul Anka da aynı yarışmaya, yazdığı "my way"in sözleri ile katılmıştı. Paul Anka, yarışmayı kazandı ve my way 1 yıl sonra 1969'da Frank Sinatra'nın ağzından müzikseverler ile buluştu. David Bowie duyduğu anda aşığı olduğu bu akor dizilimine kendi sözlerini yazmaya karar verdi. Böylelikle Bowie, çok tutacak olan "Life on mars" şarkısını yazdı. Hakikaten, eğer 2 şarkıyı da açıp dinlerseniz, müziklerinde müthiş bir benzerlik fark edeceksiniz. My way'i Fa majöre transpoze ederseniz, duyduğunuz şey life on mars olacaktır. my way'in orjinal tonu Re majördür ve izlediği ilk akor dizilimi, D- Dmaj7- D7- B7- Em- Em7/D şeklindedir. Life on mars'ın dizilimindeki yarım vuruşluk Dsus'ı saymazsak -e olacak o kadar- 2 şarkıyı aynı tona çekerseniz yaklaşık 30 saniye aynı şeyi duyacaksınız. Fakat David bowie, "bu kadar da benzemesin canım" edasıyla 30. saniyeden sonra life on mars'ın akor dizilimini öyle bir değiştirmiş ki, şarkı orjinal tonu olan Fa majörü terk edip başka yollara sapmış. Buna karşın, 2 şarkının da hisleri birbirlerinden oldukça farklı. David Bowie, life on mars'ı, radyodan duyduğu frank sinatra'yı kıskandığı için yazdığını da itiraf ediyor bir röportajında.
Ne diyelim şimdi sana Bowie? Kıskançlığına sağlık tabiki!
"hayatımın sonuna kadar ibrahim tatlıses'e domdom kurşunumu çalıcam abi'' dedikten sonra mısırlı ahmet' in davetiyle mısırın başkenti olan kahireye gider. bir süre çalışmalarına devam ettikten sonra yine daralır ve bu sefer sina çölüne gider. çölde sıcaktan kafası karışan tunçbilek, bir gün sazına çalışırken ruhunun bedeninden çıktığını görür ve bağlama çalan kendisini izlemeye başlar. işte o zaman müziğini bulur. kendisi yaşadıklarını böyle anlatıyor. gerçekten çok tuhaf bir durum. yani inanılması güç olsa da, ürettiği müzikler, yazdığı besteler ya da attığı sololar, bazen yaşadığı şeylerin kanıtı gibi.
Telli çalgıları yapan kişi. Fransızca'dan dilimize geçen kelime ilk ortaya çıktığında lavta yapımcısı demekti, sonraları keman ve diğer telli çalgıları yapan ustalar için de kullanılmaya başlandı.
sesler arasından melodik ve armonik ilişki kuran bir sistemdir. armonik yapısı olan ve seslerin üst üste gelerek akor oluşturduğu dikey (vertikal) müzik türüdür. bu sistemin temeli gamlar olup I-IV-V. ve VII. dereceler tonaliteyi belirler. do majör temel majör tonalitedir. diğer sesleri eksen kabul ederek majör tonalite elde etmek için derecelerin tizleştirilerek ve pesleştirilerek değiştirilmeleri gerekir.

bu değişimleri gösteren bemol ve diyez işaretleri dizeğin hemen başına anahtar ile ölçü rakamlarının arasına yazılırlar ve yazıldıkları dizek sonuna kadar yeni bir değişim yapılmadıkça geçerlidirler. ses değiştirici işaretleri dizeğin başına yazmaya ''tonal donanım'' denir. bu yapıtın hangi ton da yazıldığını anlamanızı sağlar. majör tonaliteler iki şekilde sıralanır.

tonalite konusu her ne kadar uzun ve öğrenilmesi karmaşık olsa da nota okurken ve müzik yazarken işinizi kolaylaştıracak bir konudur. bu yüzden iyi öğrenilmesi gerekir.

görsel


(bkz:atonalite)
yunan tanrısı zeus 'un 9 kızı vardır. kızlara "mus(müz)" adı verilmiştir. zeus 'un, kızlarına vermiş olduğu eğlencelere de "müz'lere ait, müz'lere yaraşır" anlamlarına gelen "müzik" adı verilmiştir. ayrıca müz'lerin, dans ederek ve şarkılar söyleyerek hastaları iyileştirdikleri bilinir.
erkan oğur tarafından geliştirilmiş bağlama formuna sahip altı telli bir çalgıdır. bağlamayı bu çalgıdan farklı kılan özellik, tellerin gitardaki gibi tek tek yerleştirilmiş olmasıdır. çalgı, mızrapsız olarak arpej tekniğiyle icra edilmektedir. çalgıda, gelenekte olmayan ve müzisyenin kendi ürettiği bir akort sistemi kullanılmaktadır.
Sözlü notalar da ise hece bağı kullanılır. bu bağ çeşidini çok fazla türk sanat müziğin de görebiliriz. devasa notaların içerisin de bir kaç kelime bulunur. bu yüzden icrası gerçekten zordur. nefes yerlerini iyi belirlemek gerekir. hece bağı, her heceyi gösterdiğinden hece bağı denir. Her heceye düşen notaların, bağlanışındaki amaç, şarkıcının heceye düşen notaları görmek kolaylığını sağlamak içindir.

(bkz:türk sanat müziği)

görsel
Benim kanımca mix yapmak, bir veya birden fazla kaydedilmiş sesleri; evrende belirlenmiş varoluşsal frekanslarına oturtup, daha sonrasında bu sesleri boyutsal olarak simüle etmektir.
ünlü besteci ve Piyanist Ignaz Paderewski, sürgündeki Polonya hükümetinin başbakanı oldu
yıl;1940

görsel
bir müzik yapıtında isim ve sesleri aynı olmayan iki ya da daha fazla notanın kesinti olmadan okunacağını ve çalınacağını gösteren işarete "Deyim Bağı" denir. yine uzatma bağı gibi ilk nota da icra başlar, son notaya kadar kesintisiz devam eder. hangi enstrümanı icra ediyorsanız ya da sadece bir şarkı söylüyorsanız farketmez. hepsinde aynıdır. Üzerine deyim bağı konulan notaların birisi bittiği anda kesinti verilmeden diğeri başlar. deyim bağı, notaların daima baş kısımlarına konulur.

görsel
müzik teorisinde ölçü, belirli bir tempoda çalınan belirli sayıda vuruş içeren tek bir zaman birimini ifade eder. ayrıca ölçü, bir müzik parçasının eşit süreli zaman birimine denir. eşit süreli bölümlerin ayıran ve dizeği yukarıdan aşağıya dikey olarak kesen çizgilere ölçü çizgisi (bar) denir. bir diğer deyişle ise, donanımda bulunan ölçü biriminin, ikinci sayısı kadar bir ölçüde vuruş yapılır.

(bkz:mezur)
(bkz:ölçü çizgisi)
(bkz:bar)
Amüziya, duyu organlarının işlevlerinde herhangi bir bozukluk olmamasına karşın kişilerin müzik notalarını algılayamama ve ritimleri tanıyamama durumudur.

kaynak
1978 izmir doğumlu ses mühendisi, besteci ve akademisyen. bir çok new age tarzında besteleri olan iyi bir ruha sahip müzik adamı. uşak ilinde hüsnü şenlendirici ile bir konser çalışması olmuştur. şu an afyon kocatepe üniversitesin de doçent doktor ünvanı ile öğretim üyeliğine devam ediyor. en sevdiğim bestesi ise yağmur damlası. gerçekten harika bir melodisi var.

dinlemeniz için bir link:

video



(bkz:new age)